22 Mayıs 2008 Perşembe

Türkiye analizleri 3 5


7. Tarımın organizasyonu


Tarımın organizasyonu, toprağın mülkiyeti kadar önemli bir konudur. Köylüler bölgesel olarak organize olacaklardır. Genel olarak aynı ürünü eken, benzer toprak, su ve klima yapısına sahip yerler aynı üretim birimi içinde yer alacaklardır. Bu tarım üretim alt birimleri ( TÜAB ) normal büyüklükte olacaklardır. Amaç tüm TÜAB kararlarının bütün üyelerin katılımı ile alınmasıdır. Bu nedenle bir TÜAB bir köyü veya birden fazla köyü içine alabilir. Veya bir köyde birden fazla TÜAB olabilir. TÜAB’ün kuruluşu devlet tarafından bir kanun ve yönetmelikle ilan edilecektir. Ancak her birimin çalışma, toplanma, yönetim görev ve sorumlulukları kendileri tarafından kararlaştırılıp yazılı yönetmelikler haline getirilecektir. TÜABlar yönetmeliklerini hazırlarken isterlerse devletten yardım alabileceklerdir.

TAÜBlarda amaç üreticinin nerede ise tüm temel ihtiyaçlarına cevap verebilmektir. Yapacakları işler içinde:

. Ekilecek ürünün veya ürünlerin seçilmesi

. Ekim ve sulama planlaması

. Gübre ve ilaç gibi tarım girdilerinin temini. Burada önemli bir konuya hemen değinilmesi gerekmektedir. Suni gübre ve ilaç kullanılmayacaktır. Tarım en kısa sürede doğal haline döndürülecektir. Bunun için tarım ve hayvancılık birlikte götürülerek, doğal gübre kullanımı sağlanacaktır. Haşerelere karşı da ilaç kullanılmayarak, biyolojik ve doğal mücadele yolları tutulacaktır. TÜABlara bu konularda devlet istedikleri yardımı verecek ve gereken miktarda uzman yollayacaktır.

. Ürünün pazarlara götürülüp, satılması. Tarım ürünlerinin tüketiciye intikalinde, üretici-satış mağazaları-tüketici dışında aracı olmayacaktır.

. Üyeleri arasındaki ceza davaları hariç her türlü anlaşmazlığın çözülmesi

. Üyelerin eğitiminin sağlaması

. Üye çocukların eğitimini sağlaması ve takibi. ( Okul açmak, açılmış okulların mütevelli heyetlerinde bulunmak gibi )

. Sağlık ilk kademe organizasyonunun halledilmesi

. İhtiyarların bakımlarının yapılması

. Spor organizasyonları

. Eğlence organizasyonları

. Yukarıdakilere benzer her türlü faaliyetin üstlenilmesi, organize edilmesi, oluşmasının sağlanması.

TÜABlar bölgesel olarak birleşerek İl seviyesinde bir üst yapı oluşturacaklardır. İl seviyesinde birleşmiş tarım organizasyonları da ülke seviyesinde bir en üst kurumu oluşturacaklardır. Her TÜAB, her konuda kendi kararını kendi üyelerinin katılımı ile oluşan toplantılarda verecektir. Bu kararlar bir üst kurul tarafından onanır veya veto edilir. Kararların ve vetoların ve benzer mekanizmaların işleyişi iç tüzüklerle belirlenir. Her kurul kendi iç tüzüğünü hazırlar.

Prensip olarak her kurul kendine bağlı kurullar arasındaki anlaşmazlıkları çözer. Bu yapılanma tarzı Demokratik Kitle Örgütü ( DKÖ ) tarzı yapılanmadır. Bundan sonra yukarıda özetlenen tarz yapılanmalara genel olarak DKÖ denecektir.

Devlet tarafından aileler için minimum geçim endeksi yayınlanır ( AMGE ). Bu endeks ailelerdeki fert sayısına göre düzenlenmiş ve asgari yaşam standartını belirlemektedir. TÜAB elde ettiği gelirden önce her aileye AMGE kadar parayı öder. Ailenin TÜAB daki hesabı bu ödemeye yetmez ise fark devlet tarafından karşılanır. TÜAB üyesi olan tarım üreticilerinin minimum paralarını dağıttıktan sonra, genel kurulu tarafından onaylanmış masraflarını alır. Yine genel kurulu tarafından yedek akçe ayrılması isteniyorsa onu ayırır. Devlete vergi olarak verilmesi gereken miktarı verir. Geri kalan parayı, ailelere kazançları ile orantılı olarak dağıtır. Kazançları AMGE düşük olan aileler bu farklardan pay alamazlar.

Yani sonuç olarak devlet hem tarımdan vergi alır ve hem de yardım eder. Tarım üreticisi de hiçbir zaman sefalete düşmez ve hatta gelirini gittikçe arttırarak zenginleşme şansına sahip olur. TÜABlar sayesinde de sağlık, eğitim, planlama, pazarlama, anlaşmazlıkların çözümü, gelir arttırma gibi bütün ekonomik ve sosyal yaşamını organize edebilir. Bu yapılanmada demokrasi ve eşitlik vardır.


8. Tohumluklar


Türkiye mevcut rejimi ve uygulamaları ile maalesef, ülkede tarımı yok ettiği gibi, çok önemli bir kurumu “ tohum üretimini de “ yok etmiştir. Hâlbuki Anadolu buğdayın ve temel bütün tahılların ana yurdudur. Bugün temel bütün gıda maddeleri bu topraklarda ( altın hilal ) evrimleşmiş ve insanın toprağa yerleşmesine neden olmuştur. Ama AKP ne yapmıştır. Bu toprakların evrimleştirerek doğurduğu tohumlar yerine emperyalizmin genleri ile oynadığı tohumları ikame ederek, bizi tohumda yani tarımda dışa bağımlı hale getirmiştir. AKP’nin sadece bu suçu bile, onun affedilmemesi için yeterlidir. Ve bu halk ne kadar zavallı bir hale gelmiştir ki, kendini açlığa mahkûm edecek olanlara oy vermiştir. Neyse, insan, konu buraya gelince dayanamayıp, yakınmaya başlıyor.

Yerli tohumlarımızı tümü yok olmadan, hala köşede bucakta biraz kalmışsa, alıp korumalıyız. Gelecek kıtlık günlerini atlatabileceksek onlar sayesinde atlatabiliriz. Yerli tohumlarımız dayanıklıdır. Yerli tohumlarımız tekrar tekrar ürün verir. İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler bir bütündür. Birindeki değişiklikler diğerini etkiler ve değiştirir. Bugün Anadolu kendi tohumundan koparılmıştır, bu aynı zamanda bu topraklarda yaşayan insanların üzerinde oynanmak istenen oyunların bir parçasıdır.

Tohum üretim kurumlarına ne olmuştur. Özelleştirildiler. Adamlar özelleştirme adı altında, kendi ceplerini dolduracak ve ülkeyi paramparça edecek ne varsa yapıyorlar. Liberaller de onlara alkış tutuyorlar. Yahu, ülke elden gidiyor. İşte bu liberal denilen model bu kadar halk düşmanıdır.

Tohum ıslah çalışmalarına hemen başlanması gerekmektedir. Bu hükümet bunu yapmaz. Bu halk felaketin kapısını çalmasını beklemeden, sivil toplum örgütlenmesi ile tohum işini ele almak zorundadır. Çünkü her geçen saniye geri dönülmez noktaya doğru gidilmektedir.